Kara Yolunda Çıkış Sayıları
- Levent ÖZKUŞCU
- 12 Eki 2025
- 2 dakikada okunur

Merkez Bankası EVDS verilerini incelediğimde, treyler bazında ithalat ve ihracat taşımalarının bize sadece bugünün değil aynı zamanda geleceğin de fotoğrafını sunuyor.
2025’in ilk 8 ayında hashtag#ithalat taşıma sayıları geçen yıla göre %12.5 oranında artmış. Özellikle İtalya'dan yapılan ithalat taşımalarında %52 oranındaki artış hem dikkat çekici hem de düşündürücü
Doğu Avrupa’nın yükselişi devam ediyor ve sanırım bir süre daha böyle devam edecek
Batı Avrupa’da daralma devam ediyor.
Hollanda (-%36), İspanya (-%28)
Bu tablo bana Doğu Avrupa koridorlarının güç kazandığını, Batı Avrupa’da ise taşıma hacimlerinin gerilediğini gösteriyor. Zaten iki yıllık PMI verileride bunu destekliyor.
İhracat tarafında ise tablo daha dengeli çünkü toplam taşıma sayısı %4.5 oraındaki bir artışla 555.865 araçtan 580.713 araca yükselmiş.
Almanya 99.004 > 98.935 araç ile neredeyse sabit
İtalya ve Doğu Avrupa ihracat sayıları çıkışları yükseliş eğiliminde
Özellikle Bulgaristan, Romanya, Macaristan ve Yunanistan yönlü çıkışlarda çift haneli artışlar dikkat çekiyor
Bu veriler bize Türkiye’nin ihracatta Doğu Avrupa hinterlandını daha güçlü kullanmaya başladığını gösteriyor.
Yunanistan son iki yıldır PMI verilerinde 50 puanın üzerinde seyrediyor. Uzun bir süredir 58 puan seviyelerinde. Avrupa’nın genelindeki durgunluğa rağmen büyüyen bir ekonomi görünümü çiziyor. Bu durum Türkiye–Yunanistan hattında artan lojistik hacmiyle birleştiğinde stratejik bir fırsata dönüşüyor. Özellikle Atina ve çevresine yapılan taşımalar düşünüldüğünde kara yolunda gümrük beklemeleri yerine hashtag#Grimaldi Patras Ro-Ro hattını kullanmak çok daha avantajlı.
Çünkü sınır kapılarındaki yoğunluklara tabi olmuyorsunuz. Sürücünüz takometre kısıtlarına maruz kalmıyor. Artan akaryakıt maliyetlerinden etkilenmiyorsunuz. Öngörülebilir planlama yapabilme imkanı. Tabi burada ihracatçı firmalarımıza da önemli bir rol düşüyor, 3-4 gün gibi iddialı bir transit süre beklentisi içinde olmamaları.
Sonuç olarak bu verilerden üç net sonuç çıkarıyorum
1. İtalya hattı artık sadece bir güzergah değil, Türkiye lojistiğinin ana omurgası.
Ro-Ro ve intermodal kapasiteleri burada son derece kritik.
2. Doğu Avrupa (Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Yunanistan) artık sadece transit değil nihai pazar. Bu koridorlarda hub ve depo yatırımları gündeme gelmeli.
3. Batı Avrupa taşıma hacminde daralıyor; rekabetin fiyat üzerinden sertleşeceği bir dönem başlıyor. Burada farklılaşma ancak hizmet kalitesi ve müşteri deneyimiyle mümkün olacak.
Bizi neler bekliyor.
1. İtalya hattında artışı destekleyecek filoya ve intermodal çözümlere doğru planlanan kapasite yatırımları yapılmalı.
2. Macaristan, Romanya ve Yunanistan gibi yükselen pazarlarda depo, dağıtım merkezi ve last mile çözümleri gündeme alınmalı.
3. Batı Avrupa’daki daralma, fiyat rekabeti ve marj baskısı anlamına geliyor. Burada farklılaşmak için müşteri ilişkileri, hız ve esneklik kritik olacak.
Doğu Avrupa’ya odaklanan firmalar önümüzdeki 5–10 yılın kazananı olabilir.



Yorumlar