top of page

Nakliyeci Banka-Finans Kuruluşu Değildir


Biz Taşımacılık mı Yapıyoruz, Yoksa Müşterilerimizi mi Finanse Ediyoruz?


Türkiye’de lojistik ve nakliye sektörünün en büyük yapısal sorunu tahsilat.


Bir lojistik firması yönetiyorsanız, çoğu zaman operasyonu değil nakit akışındaki dengesizliği yönetiyorsunuz demektir. 


Bakın bu sektördeki giderlerimizin neredeyse tamamı max 30 gün vadelidir.


Personel maaşları, akaryakıt, ofis ve depo kiraları, elektrik, vergi, SGK, otoyol ücretleri…


Kâğıt üzerinde 45 gün olan vadeler, fiiliyatta 60, 75 hatta 90 günlere uzuyor.


Paranın zaman maliyetinin bu kadar yüksek olduğu, enflasyonun her kalemi yukarı çektiği bir ortamda bu ne anlama geliyor? 


Sadece yükü sırtlanmadığımız anlamına geliyor.


Hizmet verdiğimiz firmaların işletme sermayesini de finanse ediyoruz.


Daha da rahatsız edici olan şu; hakkımız olan ödemeyi talep ettiğimizde ise çoğu zaman ticari bir diyalogla değil, örtük bir tehdit diliyle karşılaşıyoruz. 


“Başka firmalarla çalışırız.”

“Bizden yük isteyen çok.”


Kaliteli hizmetin karşılığı bu olmamalı.

Navlun pazarlık konusu olabilir; ama tahsilat, güç gösterisine dönüşmemeli.


Tam da bu noktada, İtalya’nın attığı adım dikkat çekici.

Legge 105/2025 ile karayolu taşımacılığı sektörü açık biçimde “ekonomik bağımlılığın kötüye kullanılması” (abuso di dipendenza economica) rejiminin içine alındı. Yani geç ödeme artık sıradan bir ticari ihtilaf değil; nakliyeciyi sistematik biçimde zayıflatan yapısal bir ihlal olarak ele alınacak.


Genelgede özellikle vurgulanan husus şudur:

🔹 Re’sen veya alacaklının bildirimi üzerine soruşturma başlatabilir.

🔹 Eğer geç ödeme yaygın, tekrarlanan, sistematik bir davranış olarak tespit edilirse, committente (yükü veren / taşıma hizmetini satın alan) için yıllık cirosunun %10’una kadar idari para cezası ile karşı karşıya kalması mümkündür. (Legge 287/1990, madde 15). Bu, İtalya ölçeğinde son derece ağır bir yaptırımdır ve klasik ticari ihtilafların çok ötesindedir.


Bu düzenleme ile nakliyeci artık tahsilat süreçlerinde kurumsal bir koruma kalkanı içine alınmış oldu. Keşke Türkiye’de de bu konu aynı yerden tartışılsa ve böylesi bir kanuni düzenleme getirilebilse. Çünkü bu mesele tek tek firmaların tahsilat sorunu değil; lojistik sektörünün finansal sürdürülebilirliği, dolayısıyla tüm tedarik zincirinin dayanıklılığı meselesi.


Sonuç itibarıyla nakliyeci banka ya da finans kuruluşu değildir.


Müşterisinin finansman açığını taşımak zorunda da değildir.


Bu konu çözülebilirse; verimlilikten, dijitalleşmeden, rekabet gücünden söz etmek daha doğru olur...

 
 
 

Yorumlar


SİZİN İÇİN EN DOĞRU ÇÖZÜMÜ KONUŞALIM

Filodaki Treyler Tipleriniz
Randevu Planlayın
Oca - Şub 2026
PztSalÇarPerCumCmtPaz
Week starting Pazartesi, 26 Ocak
Saat dilimi: Eş Güdümlü Evrensel Zaman (UTC)Online toplantı
30 Oca Cuma
10:00 - 11:00
11:00 - 12:00
12:00 - 13:00
13:00 - 14:00

+90 533 604 06 04

  • LinkedIn

leventozkuscu

Fenerbahçe Mah. Fuatpaşa Cad. No:30 K:1 D:3 Kadıköy İSTANBUL

bottom of page