Enerji Sadece Bir Kaynak Değildir
- Levent ÖZKUŞCU
- 15 Eki 2025
- 2 dakikada okunur

Enerji, stratejik meşruiyetin ve dış politika manevra kabiliyetinin de temel taşıdır.
2024 yılında ülkemiz toplam 52 milyar metreküp doğalgaz ithal etti. Bu ithalatın %40’ı Rusya, %22’si Azerbaycan, %14’ü İran kaynaklıydı. Kalan %24’lük kısmı ise LNG olarak çeşitli kaynaklardan sağlandı. LNG ithalatı 14,3 milyar m³ seviyesine ulaştı
Bu dengede en dikkat çekici gelişme 9-12 Eylül 2025 tarihlerinde Milano’da gerçekleşen#Gastech2025 Konferansı’nda BOTAŞ’ın açıkladığı yeni LNG tedarik portföyü oldu. 2026’dan itibaren geçerli olacak şekilde #Cheniere, #SEFE, #Equinor, #JERA, #BP,#Shell, #ENI ve#Hartree enerji şirketleri ile anlaşmalar imzalandığı duyuruldu. Ayrıca 2030’da devreye girecek 5.8 milyar m³’lük#Woodside mutabakatı ve 2026’dan başlayacak 20 yıllık toplam 70 milyar m³’lük #Mercuria kontratı da Trump görüşmesinde açıklandı
Bu yeni anlaşmalar ile Türkiye’nin Rusya’ya olan doğalgaz bağımlılığını %40 seviyesinden %25’lere düşürmeyi hedefliyor. Ancak mesele sadece kaynak çeşitliliği değil; aynı zamanda jeopolitik pozisyonlanmanın yeniden kurgulanmasıdır. Türkiye ilk kez bu ölçekte Atlantik merkezli kontratlarla enerji diplomasisinde çok taraflı bir eksen kurma çabası içinde
Bu dönüşümün riskleri de yok değil. Rusya’dan alınan boru hattı gazı dönemsel olarak TTF fiyatlarına kıyasla %15 daha avantajlı olabiliyor. LNG’ye yönelmek bazı yıllarda 220-250 milyon $ arasında ek ithalat maliyeti yaratabilir. Ayrıca LNG’nin %30’lara ulaşması yeniden gazlaştırma ve depolama altyapısında ek yatırım ihtiyacını doğuracaktır
Elbette bu enerji çeşitlendirme hamlesi sadece arz güvenliği ya da piyasa fiyatlarıyla açıklanamaz. Türkiye iç politikada azalan halk desteği, hukuk devleti konusundaki uluslararası eleştiriler ve artan siyasi baskı tartışmaları arasında Atlantik cephesinden gelen desteği yeniden kazanmayı da hedefliyor olabilir. Bu ölçekteki LNG anlaşmaları teknik olduğu kadar semboliktir. Bu semboller diplomatik meşruiyet mimarisinde güçlü taşlar olarak kullanılır
Ancak bu yeni yönelim karşısında Rusya’nın tepkisiz kalması beklemiyorum. Geçmiş bize Moskova’nın misillemelerini doğrudan değil çok katmanlı ve dolaylı araçlarla yapmayı tercih ettiğini göstermiştir.
Bakalım neler olacak



Yorumlar